18 Haziran 2015 Perşembe

Başlarken

Eczacılık mesleğini, bir çokları gibi ben de yüksek bir bilinç seviyesinde tercih etmemiştim, hatta ilk sene okurken tekrar sınava gireceğim diye diretmiş ve tıp fakültesi için inat etmiştim. 
Ama o ilk senenin sonunda belki de dört yıllık fakültenin bir yılının halihazırda geride kalmış olmasının da çekiciliği ile sınavda aldığım puanı gözardı edip okuluma devam ettim.
Aslında hiç bir zaman parlak bir öğrenci de olmadım, yıllar sonra, en iyi yaptığım işin öğrencilik olduğuna kanaat getirsem bile...
Ben yaşam boyu öğrenci ödülü verilecek kadar istekliymişim meğer bu konuda. Ondandır ki hala geçmedi içimdeki bir fakülte, bir yeni bölüm, bir yeni dil, bir yeni alan daha öğrenme merakı.
Yıllar önce yaptığım bir "gelecekte yapmak istediklerim" listesine ulaştım geçenlerde, babacığım tüm o eski defterleri, günlükleri bizim kadar kurcalamamıştır umarım. 
İşte o listedeki,benim bile unuttuğum hedeflerime ulaşmışım ben zaman içinde, daha çok yolum olsa da, bilmeden o yolda yürütmüş beni kafamdaki bu merak duygusu.
Mutlu olma hakkı veriyorum kendime bunun için, gelelim yenisine.
Mesleğimi çok seviyorum ben, önemsiyorum.. Her yıl ümitsiz stajyerler kapımı çalıyor, onlara da aynısını anlatıyorum.
Sokakta yürürken, kapısını tıklamanıza bile gerek kalmadan içeriye girebileceğiniz ve konunuz ister başağrısı ister boy uzatma, ister günlük ped satın almak isterse de ağız bakımı olsun, eczaneler, aklınıza gelebilecek her konuda sizlere profesyonel danışmanlık verilebilecek sağlık kuruluşlarıdır ve toplumun bedensel ve ruhsal sağlığı için koruyucu değeri -bence- tartışmasız önemde olan danışma merkezleridir.
İşte bu sebeple naçizane, mesleğimi gerçekleştirirken, hastalarım ve çalışanlarımla paylaştığım bilgilerimin her birimiz için kalıcı olması amacıyla yazmayı tercih ediyorum.
Ne demişler; söz uçar, yazı kalır.
Dilerim faydalı olurum.